TÜRKİYENİN MÜZELERİ

TÜRKİYENİN MÜZELERİ

Ağustos 6, 2021 0 Yazar: Kağan Güler

Merhabalar arkadaşlar bu gün sizlere dört müzeden bahsedeceğim. Tabii Türkiye dediğimizde onlarca belki yüzlerce müzenin olması bir şey uluslararası bilinenlerin İstanbul’da bulunması gibi şeylerden söz edebiliriz. Benim bu gün için değineceğim müzeleri listelerken kendimce kriterlerim vardı. Öncelikle Tarihi bir binanın restorasyonu sonucu müzeye dönen bir yer olmasını istedim. Eğer böyle bir ayrım yapmasaydım bırak bir yazıya müzelerin sığmasını bir siteye sığması bile pek mümkün olmayacaktı. Diğer bir kriterim de uluslararası olarak başarılı örneklerden bahsetmeyi istememdi. Bu iki temel düşünce doğrultusunda en başarılı ve en beğendiklerimi derledim.

TROYA MÜZESİ

Uluslararası olarak ünlü bir yerle başlıyoruz. TIME Dergisinin “Dünyada Görülmesi Gereken 100 Yer”* listesine girmeyi başarmış müzemiz: TROYA

Çanakkale’de bulunan Truva Antik Kentinden çıkan eserlerin sergilenebilmesi için yapılan müzedir. Yapım amacı İstanbul Arkeoloji Müzesi Çanakkale Arkeoloji Sergisi ve başta ABD olmak üzere 45 farklı koleksiyondaki Truva eserlerini tek bir yerde toplamaktır. Bu amaç doğrultusunda replika eser bulundurulmama kararı alınmış ve bahsi geçen yerlerden eserler müzeye nakledilmiştir.

Müzenin projesi 2011’de düzenlenen ulusal mimari proje yarışmasıyla belirlendi. 132 projenin katıldığı Troya Müzesi Ulusal Mimari Proje Yarışması’nda Ömer Selçuk Baz, Okan Bal, Cenk Kurtel, Mehmet Yılmaz, Berrin Yavuz’dan oluşan ekibin projesi oy birliği ile birinci seçildi.

Müzenin inşaatına 2013 yılında başlandı. 2015 yılında duran çalışmalar T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Çanakkale Valiliği koordinasyonu ile ilan ettiği 2018 Troya Yılı kapsamında yeniden başladı. Resmî açılışı 18 Mart 2018’de gerçekleşen müze 10 Eylül 2018’de ziyarete açıldı.

Müze binası dışarıdan bakıldığında topraktaki bir yarıktan yükselen, peyzaj içerisine oturtulmuş dev bir buluntu olarak algılanan bir bina olarak tasarlanmıştır. Paslanmış metal (korten) kaplı olan yapı zemin artı üç kattan oluşur. Yer üstünden algılanmayan yeraltındaki katında konferans salonu, satış birimleri, atölye, depo gibi müzenin destek işlevlerine ilişkin mekanlar vardır.

Sergi yapısı yer altındaki katın üzerinde 32×32 metre boyutlarında kare planlı bir obje şeklinde yükselir. Müzenin başlangıç ve bitiş noktaları tam üst üste konumlanır. Katlar arasında merdiven bulunmaz, farklı katlara 480 metre uzunluğunda bir rampa ile ulaşılır. Müze ziyareti rampadan aşağı inerek başlar. Rampanın duvarlarında bulunan nişlerde  Troya’nın farklı katmanları; mezar taşları, büyük boy heykeller, sahne canlandırmaları ve büyük boy fotoğraflarla anlatılır. Yapının çatısında seyir terası bulunur. Kaplı olduğu malzemenin paslanmasından dolayı müzenin rengi her yıl değişir.

Müzede malzeme deposu veya laboratuvar gibi alanlar, küp biçimli odalarda ziyaretçiler tarafından arkeologların çalışma süreçlerini görmesine izin verecek şekilde saydam olarak tasarlanmıştır.

ODUNPAZARI MODERN MÜZESİ

Tasarımı dünyaca ünlü Japon mimarlık ofisi Kengo Kuma and Associates imzasını taşıyor. Dünyanın pek çok yerinde fark yaratan projeler gerçekleştiren mimarlık ofisi, mümkün olduğunca az beton kullanması ve ahşap, taş, kağıt gibi doğal malzemelere ağırlık vermesi ile biliniyor.

Yapı Osmanlı ve geleneksel Japon Mimarisinin izlerini taşıyor. Basit geometrik çizgilerin karmaşık görüntülere dönüşmesi, mekana süzülen nitelikli ışık, tek bir çizgiyi takip etmeyen formlar ile sıradanlığı kıran mimari kümelenmeler binanın temel tasarım ilkelerini oluşturuyorlar.

BAKSI MÜZESİ

 Bayburt’a 45 km uzaklıktaki Bayraktar Köyü’nde kurulu sanat müzesidir. Kurulduğu Bayraktar Köyü’nün eski adı olan baksı sözcüğü eski Türklerde bilgin, hekim, şaman anlamlarına gelmektedir. Müze, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına ev sahipliği yapmaktadır.[1]

Sergi salonları, depo müze, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konukevi gibi bölümlere sahip olan müze 40 dönümlük bir alanda kurulmuştur. Bayburtlu sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan tarafından 2012’de inşa edilmiştir. 2000 yılında oluşmaya başlayan müze fikri, 2005 yılında bir Baksı Kültür Sanat Vakfı ile gelişmeye devam eder. Ana bina, 2010 yılında devletten hiçbir maddi yardım almadan, tamamlanır. 2010 yılı Haziran ayında İstanbul Modern Tanıtımı, Temmuz ayında ise halka açılışı yapılmıştır. 2012 yılında Müze’nin yeni sergi salonu olan Depo Müze açılmıştır.

Baksı Müzesi, Avrupa Parlamenterler Meclisi himayesinde verilen “2014 Yılı Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü” kazandı.