TARİH KOKAN YAPILAR II: ST. STEPHAN KATEDRALİ

TARİH KOKAN YAPILAR II: ST. STEPHAN KATEDRALİ

Ağustos 11, 2021 0 Yazar: Ömer Uslu

Viyananın en önemli simgesi olan St. Stephan Katedrali 12. Yy’dan kalma bir yapıdır. Bu yapı şehrin kalbinde Stephansplatz meydanında bulunmaktadır. Yapı tarihi boyunca birçok yangınlara ve savaşlara tanıklık etmiştir. Katedral Avusturya’nın en önemli gotik yapılarındandır. Özellikle katedralin çatısında bulunan renkli semboller Viyana’nın tarihini sembolize etmektedir.

Avusturya Dükü IV. Rudolf tarafından Viyana’nın bir dini ibadet ve ticaret merkezi olarak artan önemini kabul etmek için inşa edilen bu Orta Çağ yapısı, kendinden önceki iki kilisenin kalıntıları üzerine yerleştirilmiştir.

Orijinal kilisenin inşası, Antik Roma mezarlığı olduğuna inanılan bir alanda, 1137 yılında başlamıştır. Kilise 1160 yılında tamamlanmış, ancak 1258 yılında çıkan yangında tamamen harap olmuştur. Kilise, yangından kurtulan 2 kulesi kullanılarak yeniden inşa edilmiş ve 1263 yılında tekrar kutsanmıştır. O günden beri kilise zaman içinde yavaş yavaş büyümeye ve yeniden şekillenmeye devam etmiştir.

Katedral içinde çatıyı destekleyen gotik tarzdaki sütunlar, duvarlarında tepelerinden bakan çok sayıda taş yüzlerle Hristiyan azizlerin hikayelerini anlatmaktadır.

St. Stephan Katedrali görkemli mimarisinin ve Viyana tarihindeki yerinin yanında içerisinde barındırdığı birçok eserle de oldukça önemlidir. Altın ve kıymetli taşlardan yapılmış dini eserler, eski zamanlardan kalma dini kalıntılar, kitaplar ve el yazmaları katedral hazinesini oluşturmaktadır. Katedral içerisinde İmparator III. Friedrich’in mezarı bulunmaktadır. Ayrıca katedral içerisinde tarihteki önemli isimlerin mezarları da yer almaktadır.

Osmanlı ve Viyana arasında geçen çekişmeli mücadeleleri biliyoruz değil mi? St. Stephan Katedrali, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuşatmaları sırasında Viyana halkı için sığınak haline gelmiş, savaştan korunmak için katedralin içinde uzun süre kalmışlardır. Birçok savaşa tanık olan bu katedral, Viyana’nın özgürlük sembolü haline gelmiştir.

İkinci kuşatmada geri çekilen Osmanlı İmparatorluğu’nun arkasında bıraktığı metal eşyaların toplanması ve toplanan metal eşyaların eritilmesi ile Türk Çanı olarak da bilinen ‘’Pummerin Çanı’’ yapılmıştır. II. Dünya Savaşının patlak vermesiyle çan yere düşerek parçalanmıştır. Parçalanan çanın yerine yirmi ton ağırlığında olan ve yeniden ülkenin en büyük çanı haline gelen Pummerin Çanını yapmışlardır.

St. Stephan’ın en meşhur özelliği ise görkemli kuleleri, Viyana halkının Güney Kulesi olarak hitap ettiği Steffl, kulelerden en uzun olanıdır. Avrupanın en güzel gotik kulesi olarak bilinen Güney Kulesi yaklaşık 137 metre yüksekliğindedir. Katedralin Kuzey Kulesi ise devasa büyüklükteki Pummerin Çanı’na ev sahipliği yapıyor. Kentin mükemmel manzarasını seyretmek ve gökyüzüne daha yakından bakmak için kulelerin terasına çıkmanız gerekiyor.