Diyet Nedir?

Diyet Nedir?

Mayıs 10, 2021 0 Yazar: Şükran Karaduman

Diyet kişilerin alışkanlıkları doğrultusunda yedikleri ve içtikleridir. Yani diyet kişinin beslenme örüntüsüdür. Dolayısı ile herkes her daim diyettedir denilebilir. Ancak diyet kalitesi kişinin bir gün içinde tükettiği yiyecek ve içecekler ile aldığı enerji ve besin öğelerinin referans değerleri karşılama oranı ile ölçülür. Daha basitçe anlatmak gerekirse; bir kişinin günlük yaşamında yediği yiyeceklerle aldığı enerji ve besin öğelerinin alması gerektiği enerji ve besin öğelerinin ne kadarını karşıladığına bakılır.  Örnek vermem gerekirse birey fast food ağırlıklı besleniyor ve diyetinde meyve ve sebzeye yer vermiyorsa, diyet kalitesi düşüktür. 

Diyet kalitesinin düşüklüğü çeşitli hastalıklara yol açmaktadır. Diyet ile güçlü ilişkisi bulunan hastalıklar; aterosklerotik-kardiyovaskuler hastalıklar, hipertansiyon, bazı kanser türleri (özefagus, mide, kolon, meme, akciğer ve prostat kanseri), kronik karaciğer hastalığı ve diş çürükleri olarak sıralanmaktadır. Bu yüzden kişiler diyetinde dengeli ve yeterli beslenmelilerdir.

YO-YO SENDROMU NEDİR? YAPTIĞIM DİYETLER NEDEN İŞE YARAMIYOR? DİYET YAPMAMA RAĞMEN NEDEN KİLO ALIYORUM?

Kendi başlarına diyet yapan kişiler yaptıkları diyet sonrası hızlı bir şekilde kilo aldıklarından ve diyet öncesi kilolarının da üstüne çıktıklarından bahsederler. Peki bu diyet sonrası kilo alma durumu nedir?

 Yo-yo sendromu; yapılan yanlış diyet sonrası kişinin olduğundan daha çok kilo alması durumu, kilo alıp verme ile sonuçlanan bir kilo döngüsü olarak ifade edilebilir. Bu isim, Yale Üniversitesi doktoru Dr. Kelly D. Brownell tarafından, yo-yo oyuncağının aşağı yukarı hareketi baz alınarak türetilmiştir. Yo-yo sendromu yaşayan kişiler kilo vermekte zorlanmamakta, ancak bu kiloyu korumakta güçlük çekmektedirler. Genel olarak kilo verme amaçlı diyet yapan kişilerin sadece %5’i verdikleri kiloyu koruyabilmektedirler. Bir örnek üzerinden anlatılmak gerekirse; kişi başlangıçta bir kiloya sahiptir ve diyet yapmaya başlar bunun sonucu kişi zayıflar. Yapılan diyeti bırakınca kişi hızla kilo almaya başlar ve olduğu kilonun da üzerine çıkar. Tekrar diyet yapar ve zayıflar. Diyeti bıraktığı anda yine bir kilo alımı söz konusudur. Ve bu döngü böyle devam eder. Bir noktada ise vücut artık kilo vermeye direnç gösterir ve bu noktada kalır.

YO-YO SENDROMUNA NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR?

Kişinin fiziksel özellikleri, daha önce uyguladığı ağırlık kaybı yöntemleri ve psikolojik durumu bu etkinin ortaya çıkmasında ana nedenleri olarak gösterilebilir.  Sendromun ana nedenlerinden biri de yanlış diyet uygulamasıdır. Popüler zayıflama diyetleri yo-yo sendromuna yol açan yanlış uygulamalardandır.

Ayrıca yapılan bir araştırmada %10’luk bir kilo kaybı sonucunda, kişilerin yüksek kalorili besinlere daha yüksek tepki verdiği görülmüştür. Bu teoriye göre ağırlığının %10’unu kaybeden bireyin (hala obez bile olsa) beyni kıtlığa girdiğini varsayarak, vücudu yağ depolamaya yöneltir. Bu sayede açlık artar, beyin sürekli besin bulmakla meşgul olmaya başlar. Bu durum “aç beyin” olarak tabir edilmiştir.

Yine yo-yo sendromu üzerine yapılan bir araştırmada, katılımcıların %44’ünün 6 ve üzerinde diyet girişimlerinin olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan diyet sayısı ile BKI ilişkisi değerlendirildiğinde, 4’ten fazla diyet yapan kişilerde kilo koruma süresi 6 aydan daha az olduğu bulunmuştur. Katılımcılar diyeti bırakma nedeni olarak %41,7 oranında bıkkınlığı belirtmişler, tekrar kilo alımında ise fazla yeme ve engel olamadıkları iştahtan bahsetmişlerdir. Bıkkınlık kişilerin davranış değişikliğini hayatlarına adapte edememelerinden kaynaklanmaktadır, böyle bir durumda diyetin başarısız olması kaçınılmaz olarak görülmektedir. Bu yüzden yeme davranışlarında olumlu değişiklikler olması kilo korumanın başarılı olabilmesi için temel faktördür.

Çalışmada vakaların diyet öncesi ve sonrası beslenme davranışları incelenmiştir. Ara öğün sayısı ve ana öğün sayısında bir düzen oluşmuş, su tüketimi artmış, gazlı içecek/meşrubat tüketimi ve beyaz ekmek tüketimi azalmıştır. Ancak ağırlık artışında beslenme açısından temel sorunu oluşturan, tatlı ve hamur işi tüketimi alışkanlığında diyet öncesi ve sonrası herhangi bir değişim gözlenmemiştir. Buna göre, diyet tedavisi eşliğinde özellikle hamur işi ve tatlı tüketimine yönelik davranış değişikliği tedavisi de uygulanmasının daha kalıcı sonuçların elde edilmesine olanak sağlayacağı söylenebilir.

Sonuç olarak yoyo sendromunu önleyebilmek için ilk olarak, kişi kilo almaya başlamadan önce doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, yüksek kilolu ve çok kez diyet yapmış kişilerde ise davranış değişikliği üzerinde daha çok durulması gerekmektedir. Diyet kişiye özgüdür. Ve diyeti sadece diyetisyen yazar. Bir kişinin o andaki fizyolojik durumu, genetik özelliği ve iştahı diğerinden farklı olabildiği gibi, alınan besinlerin olumlu, olumsuz etkisi de farklı olabilir.