Bir Yeme Bozukluğu

Bir Yeme Bozukluğu

Mayıs 18, 2021 0 Yazar: Şükran Karaduman

Anoreksiya Nervosa

Anoreksiya nevroza çağrışım olarak daha yeni ortaya çıkmış bir hastalık olarak gözükse de ilk kez 1873 yılında Gull ve Laseque tarafından tanımlanmıştır.  Hastalar aşırı zayıflamaya rağmen kilo almaktan aşırı korkma ve buna bağlı olarak beden algısında bozukluk yaşamaktadır. Bu hastalığa sahip kişiler ne kadar kilo verirlerse versinler kendilerini güzel ve zayıf görmezler. Kilo vermek için çıkarma ya da aşırı enerji kısıtlamasına giderler. 

DSM-5 (Amerika psikiyatrik hastalıklar tanı kurumu) tanı kriterlerinde bir kişinin anoreksiya nevroza hastalığına sahip olması için:

A. Gereksinimlere göre alınan enerji alımının kısıtlanması; yaş, cinsiyet ve gelişimsel özellikler bakımından önemli derecede düşük vücut ağırlığında bulunması gerekmektedir. (Düşük vücut ağırlığı yaş grubu ve cinsiyete göre beklenen en düşük ağırlık olarak tanımlanır.)

B. Kilo almaktan, şişmanlamaktan aşırı korku duyma, düşük ağırlıkta olsa bile kilo almayı engelleyen davranışlarda bulunmak

C. Mevcut ağırlıktan ya da vücut şeklinden rahatsızlık duyulması, düşük vücut ağırlığının ciddiyetinin ısrarla kabul edilmemesi tanı kriterleri olarak gösterilir.

Batı toplumlarında 12-18 yaş grubunda görülme sıklığı 100-250 kişide 1’dir. 6 yaşlarında ve menapoz döneminde de görülmesine rağmen en geniş yaş sınırı 10 ila 35 yaş arasıdır. ABD’de %1,.5-6 oranında görülür. Görülme sıklığı kadınlarda erkeklere göre 1’e 20 oranında daha fazladır. Orta ve üst ekonomik grupta daha sık görülmektedir. Amerikan klinik beslenme dergisinin yeme bozuklukları üzerine yaptığı 2000-2018 döneminde yeme bozukluklarının yaygınlığı adlı çalışmasında 2000-2018 döneminde yeme bozukluklarının yaygınlığı Amerika’da % 4.6, Avrupa’da % 2 ve Asya’da % 3.5 olarak bulunmuştur. Yapılan son çalışmalar hastalığın erkeklerde görülme oranında bir artış olduğunu göstermiştir. Ayrıca her 5 hastadan 1’i hayatını kaybetmektedir.

ANOREKSİYA TİPLERİ NELERDİR?

  1. KISITLAYICI TİP: Hastalarda tıkınırcasına yeme veya kusma ile yemekleri çıkarma davranışı gözlenmez. Kilo vermeyi diyet, oruç, aşırı egzersiz ile sağlamaya çalışırlar.
  2. TIKINAN/ARINAN TİP: Hastalarda son 3 ay boyunca tekrarlayan tıkınırcasına yeme ve ardından arınma (kusma ya da çeşitli şekillerde aldığı yiyeceği dışarı çıkarma) gözlenir.

 Psikolojik bir hastalık olarak tanımlanan anoreksiya nevroza’da beslenme tedavisi önemli bir yer tutar. Ayrıca bu hastalığın farkına varılması ve acil tedavi protokollerinin uygulanması gerekmektedir. Bu hastalar genellikle karbonhidratlı besinleri terk eder, düşük kalorili, su içeriği yüksek besinleri tercih eder. Bol meyve, hacmi fazla olan besinleri yemeyi tercih ederler. Anorektik kişi, açlık ağrılarından bile zevk alır, çünkü bu durum onun besinlere karşı koyabilmesinin ve kendi vücudunu kontrol ettiğinin bir göstergesidir. Açlık başlangıçta vardır ancak yaklaşık 1 yıl içinde giderek azalır ve kaybolur.  Anorektik kişiler sürekli yemek ile ilgili düşünür, yemek kitaplarını okur, kalori değerlerini öğrenir.Başkaları için güzel yemekleri yapar, kendisi yemez. Anorektik kişiler, sürekli yanlarında yiyecek taşırlar. Yemek yemek ve hazırlamak için uzun süre harcarlar.

Anorektik hastaların davranışlarından birkaç tanesi bende bulunuyor ben anorektik miyim? gibi sorular fazlaca sorulmaktadır. Örneğin ben de yanımda yemek taşıyorum, meyveyi çok yiyorum bir günde az kalori aldığımı düşünüyorum acaba anorektik miyim gibi sorular….

Anorektik hastalar bir bakışta fark edilebilir. Bu kişiler çok fazla zayıftırlar. Kuru ve soğuk bir cilde sahiptirler. Vücutlarında kıllanma gözlenir. Kişiler kendilerini saklama amaçlı büyük ve bol kıyafetler giymektedirler. Kimisi açlığını bastırma amaçlı çok su içmekte, kimisi ise suyun kilo yaptığını savunup su içmeyi bırakabilmektedir. Ayrıca kadınlarda menstrüasyon döngüsü görülmemeye başlar. (vücut yeterli yağ yüzdesine sahip olamadığından)

Bu hastalığa sahip olduğunu düşündüğünüz kişileri yeme bozukluğu alanında uzman bir diyetisyene yönlendirmelisiniz. Tedavinin olumlu olarak ilerlemesi için hastanın tedaviye istekli olması, moralinin yüksek olması ve hastanın özgüveninin yüksek olması gerekmektedir. Tedavi yeme bozukluğu alanında uzman bir diyetisyen, doktor, ve yeme bozukluğu alanında uzman bir psikolog/psikiyatrist ile birlikte yürütülmelidir.

Kaynaklar

Ercan A. (2014). Yeme Bozuklukları. TÜFEKÇİ ALPHAN E (Ed). Hastalıklarda Beslenme Tedavisi (s. 305-340) içinde. Ankara: Hatiboğlu Yayınları. Marie Galmiche, Pierre Déchelotte, Grégory Lambert, Marie Pierre Tavolacci, 2000–2018 döneminde yeme bozuklukları prevalansı: sistematik bir literatür taraması, The American Journal of Clinical Nutrition , Cilt 109, Sayı 5, Mayıs 2019, Sayfa 1402-1413, https://doi.org/10.1093/ajcn/nqy342